| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | go up f. | tırmanmak | ||
|
She's going up the rock. O, kayaya tırmanıyor. More Sentences |
||||
| Genel | go up f. | artmak | ||
|
Fishing capacity is going up, not down. Balıkçılık kapasitesi düşmüyor, artıyor. More Sentences |
||||
| Genel | go up f. | yukarı gitmek | ||
|
She quickly went up the stairs. O hızla merdivenlerden yukarı gitti. More Sentences |
||||
| Genel | go up f. | yükselmek | ||
|
The dollar will continue to go up. Dolar yükselmeye devam edecek. More Sentences |
||||
| Genel | go up f. | çıkmak | ||
|
Johnsy was sleeping when they went up. Yukarı çıktıklarında Johnsy uyuyordu. More Sentences |
||||
| Genel | go up f. | yukarıya çıkmak | ||
|
The higher we go up, the cooler the air becomes. Ne kadar yukarıya çıkarsak hava o kadar soğuk olur. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | go up f. | artmak | ||
|
Fishing capacity is going up, not down. Balıkçılık kapasitesi düşmüyor, artıyor. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | yükselmek | ||
|
The dollar will continue to go up. Dolar yükselmeye devam edecek. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | çıkmak | ||
|
Johnsy was sleeping when they went up. Yukarı çıktıklarında Johnsy uyuyordu. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | tırmanmak | ||
|
She's going up the rock. O, kayaya tırmanıyor. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | tırmanmak | ||
|
She's going up the rock. O, kayaya tırmanıyor. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | yanmak | ||
|
The ship went up in flames. Gemi alev alev yandı. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | alevler içinde kalmak | ||
|
The home and the plane went up in flames. Ev ve uçak alevler içinde kaldı. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | yanıp kül olmak | ||
|
All of a sudden, the barn went up in flames. Birdenbire ahır yanıp kül oldu. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | havaya uçmak | ||
|
In Europe, several thousand billion euros have also gone up in smoke. Avrupa'da birkaç bin milyar Avro da havaya uçtu. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | yükselmek | ||
|
The dollar will continue to go up. Dolar yükselmeye devam edecek. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | go up f. | tırmanmak | ||
|
She's going up the rock. O, kayaya tırmanıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | go up f. | yukarıya gitmek | ||
| Genel | go up f. | patlamak | ||
| Genel | go up f. | yükselmek (fiyat) | ||
| Genel | go up f. | yokuş çıkmak | ||
| Genel | go up f. | yokuş yukarı çıkmak | ||
| Genel | go up ünl. | alay etmek için kullanılan bir ünlem | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | go up f. | tavan yapmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | fırlamak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | patlamak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | bir yere kadar gitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | birinin yanına gitmek/yaklaşmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | birine yanaşmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | inşaatı bitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | (bina) tümüyle yapılmak/dikilmek/bitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | inşa edilmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | üst kata/yukarı çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | bir şeyin üstüne çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | sahnede veya konuşurken bocalamak/takılmak/söyleyeceğini unutmak/kaçırmak/atlamak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | yukarı bölgelere/daha serin yerlere/kuzeye gitmek/çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | tutuşmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | alev almak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | ses/gürültü/bağırış/çığlık/alkış yükselmek/çıkmaya başlamak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | bağırış/çığlık atılmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | daha hareketli/gürültülü bir yere gitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | şehre/kasabaya inmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | kenar/uzak mahallelerdeki bir yere gitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | merkezden uzaktaki bir yere gitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | oralara gitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | ölmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | bitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | mahvolmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | yok olmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | işi bitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | öbür dünyaya göçmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | heba olmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | (plan) suya düşmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | sahnede veya konuşurken bocalamak/takılmak/söyleyeceğini unutmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | yukarı çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | bir şeyin üstüne çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | birinin yanına gitmek/yaklaşmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | birine yaklaşmak/yanaşmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | (yarışmada) birinin karşısına çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | (yarışmada) biriyle eşleşmek/karşılaşmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | bulunulan yerin kuzeyine doğru gitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | belirli bir noktaya kadar gitmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | belirli bir noktaya kadar sürmek/uzamak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | değeri/yoğunluğu yükselmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | değeri/yoğunluğu artmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | rakip karşısına çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | bir zorlukla yüzleşmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | rakibin/bir zorluğun karşısına dikilmek | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | postalanmaya başlamak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | giyilmeye başlamak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | (özellikle geçici hafıza kaybı nedeniyle) kafası karışmak | ||
| Öbek Fiiller | go up f. | kafası gitmek | ||
| Tiyatro | ||||
| Tiyatro | go up f. | kalkmak (perde) | ||
| Argo | ||||
| Argo | go up f. | sarhoş olmaya/kafası dumanlanmaya/kafası iyi olmaya başlamak | ||
| Argo | go up f. | çakırkeyif olmak | ||
| Argo | go up f. | kafası yükselmeye başlamak | ||
| Argo | go up f. | kafası olmaya başlamak | ||